Dövme Yeni Bir Sanat Akımı olabilir mi?

Dövme yeni bir Sanat Akımı olabilir mi?

Beden sanatı (body art), sanat sözlüklerinde şöyle geçer; ‘insan bedeni çeşitli çevresel ve ruhsal durumlar içindeki edilgenliğini davranışlarını, siyasal ve estetik anlamlarını araştıran ve gösterilerle sunan sanat yöntemidir. Dünyada 1965’den sonra gelişme göstermiştir’.

  1. yüzyıl başlarında, Leonardo da Vinci sanatçının aristokrat ve âlimlerle, sosyal ve entelektüel açıdan eşit görünmesi gerektiği fikrini savundu. Yüksek Rönesans döneminin büyük sanatçıları da bu düşe ortak olmuştur. Çalışarak görkemli eserler ortaya koymuşlardır ve bu rolü nasıl gerçekleştirdiklerini bizlere göstermişlerdir.

Dövme bir eylemdir ve bir eylemi yorumlamak ve bunu yorumlarken belli bir sanatsal bir kurama oturtmak bir akım olabilir sadece.

image012 image014 image016 image018

Teknolojinin ilerlemesi ile sanatın günden güne değerini kaybettiği çağımızda, dijital yazılımlarla ve fotoğraf makineleriyle, resmin ve el işçiliklerinin kıymeti kalmamıştır. Sanata ve sanatçıya, artık gereken değer ve önem verilmiyor, yeni şeyler beklenmektedir. Eski dönemlerde sanatın sanatçıyla olan rekabetine, artık teknolojide eklendi. Rekabet çok daha güzel sanat eserlerinin ortaya çıkmasında, güzel bir tetikçidir. Rekabet sanatçı için en güzel kamçıdır.

Sanat gerçeği fark etmemizi sağlayan bir yalandır

Pablo Picasso

Eski bir geleneğin, sanatla bütünleşmesi, başta yadırganıp dışlansa da, zamanla alışılmış, benimsenmiş ve sahip çıkılmıştır, artık bilinçli kişiler tarafından icra edilip, hızla gelişmektedir.

Dövme ‘Şamanizm, Paganizm, Animizm, Sabilik, Taoizm, Budizm, Manihaizm ve Zerdüştlük’ gibi inanışların izlerini taşımaktadır.[5]

Dövme kendi varlığını keşfetmektir.

 Vural Emekci

image020

Sanatın acı verebileceğini göstererek buna rağmen bir tutkuya dönüşebileceğini ve bir yaşam tarzı haline gelerek kitleleri etkilemiştir.

Birçok akımdan etkilenmiş olan bu sanat dalı, ekspresyonist çizim tarzlarından ve realistlik, sürreal, pop art, minimalizim, fantastik ve sembolizm gibi akımların etkisinde, yeni dövme motifleri üretilmişidir.

Hava fırçası (Airbrush) tekniği ve grafitti sanatıyla da etkileşim içindedir. Scarification olarak bilinen yöntem gibi birçok alt kültürü vardır. Piercing, Kına dövmede, yine dövme ile gelişim gösteren kültürlerdir.

Kurucusu olarak

 New york’da 19. yüzyılın başlarında ilk profesyonel stüdyosunu açan ve bobinli dövme makinesinin mucidi olan Samuel o’Reilly diyebiliriz.

Dövme bulunan derinin bağışlanması, bunun sergilenmesi, dövme sanatının müzelerde veya galerilerde yayınlanma fikrini getirmiştir. Avustralyalı Geoff Ostling 15 yıldır vücuduna yaptırdığı dövmeleri bağışlayacağını açıklamıştır. Zürih deki de pury galerisinden yapılan bir açıklamaya göre ise, İsviçreli bir müzisyen olan Tim Steiner sırtında bulunan, Wim Delvoye adlı bir dövmecinin yaptığı bakire Meryem dövmesini, alman koleksiyoncuya 150.000 avroya, ölümünden sonra alınmak ve sergilenmek üzere satmıştır.

Bakarsınız taklitleri olur, yakında insan derileriyle dolu bir müze veya sanat galerisi gezmek mümkün olabilir

Böyle bir müze açmak için ülkemizde çalışmalar yapılmaktadır. Şimdilik Trabzon’da düzenlenen dövme ve resim Sergisi’nde canlı mankenler üzerinde yapılan dövmeler ve tasarlanan dövme motiflerini sergilenmiştir.

Bu köklü ve güçlü anlatım biçiminin zamanla yaptığı yolculukta, geleneksel, profesyonel ve estetik evrimlerini tamamlamış bir sanat dalı olarak benimsenerek, insanların dövmeye olan tutkusu, 20. yüzyıl başlarında bir akım halini almıştır.

Dövme sanatı dünyanın kullandığı ortak bir dildir.

 Vural Emekci